
Ege’nin suyuna giderim…
Sırtını verdiysen imbat’a, Zeytin ağacının hışırtısına karışıyorsa karabiber kokusu Ve mavi mavi gülümsüyorsa güneş, denize.…
İsyan…
Hadi gel isyan edelim... Ne gelmişimiz Ne de geçmişimiz kalmasın. Gözlerin ve bende izi kalan…
Bul beni…
Bazen kayboluyorum... Ağır geliyorsun bana, Taşıyamıyorum seni... Ne zamanın var... Ne de yüreğin... Son mandalinayı…
Yağmura yakalanma
Sakince sessizce seviyorum. Issızlığın ortasın da, dalgalı okyanusların kıyısında. Mevsimi gelmeden açan çiçeklerin kaybolan kokuların…
Adaya düşersen beni alma yanına
Ağırlaşan gözlerime hala gözlerin yansırken, ruhumda derin bir sessizlik. Susmak ile haykırmak arasında kalan…
Dağlardan gelen rüzgar…
Platonun cennetinde aşkın felsefesi üzerine örtülen el dokuması bir battaniye gibidir yüreklerimiz. Sözlerimizin veya yazdıklarımızın…

