
Aynı Gökte İki Gölge
Aynı Gökte İki Gölge
.
Tutunup bir ömrün gölgesine,
Bir gönle yaslanmak gerekirken;
Omuzlara basıp yükselmeyi
Var olmanın yolu sandı insan.
.
Bağ kurmayı bir yük sayarak
Ördüğü duvarlara yaslandı.
.
Sırtına basıp geçtiği her ömrü
Bir basamak sanırken,
Sığındığı o karanlığın
Zindanı olduğunu bilmeden
Tüketti günlerini.
.
Kalabalığın arasından geçerken
Adımlar biraz daha hızlandı.
O suskunluğun bıraktığı sızıyla
Yorgun bedenler rüzgâra yaslandı.
.
Yüzlerde açan tek bir tebessüm bile
Üşüyen sineleri ısıtmaya yetmedi;
Sohbetin o tatlı esintisi
Sineye değmeden geçip gider oldu.
.
Dilden dökülen her kelime yaraladı,
İçler sessizce kanadı durdu.
Yağan yağmurdan bile korkar oldu
Değer de içini kanatır diye.
.
Çağa kurmaca yalnızlık
İnce ince işlendi…
Zamanın koynundan
Takvimleri koparan,
Karanlığın gölgesiydi.
.
Şimdi kurduğu zindanda
Sesinden başka ses kalmamışken,
Kapıyı aralamak da
Yine zindanın mimarına düşmez miydi?
.
Hacer Taşdemir

Share this content:



Yorum gönder