Cumartesi Sohbetleri

Bu hafta yine film serisinden devam ediyorum. Filmimiz yönetmen Theodoros Angelopulos, “sonsuzluk ve bir gün” filmi. Ben ustalıkla işlediği final sahnesini sizler için kurgulayarak öykü haline getirdim.
Sonsuzluk ve Bir Gün
Yakında her şeyi unutmuş olacaksın, yakında herkes seni unutmuş olacak. Marcus Aurelius
Bana bu günü ver
Bir sahil kasabasında denizden yükselen tuzlu esinti insanların üzerinde dolaşırken, gün batımının altın ışığı, iskelede toplanmış kalabalığın üzerini narin bir örtü gibi sarar.
Müzisyenler, yüzleri denize dönük, çalgıların eşliğinde insan sesi denizle bütünleşir. Bir ağızdan yükselen Eleni Karaindru’nun “Sonsuzluk ve bir gün” zamanın ötesinden gelen bir hüzünle yankılanır.
Selin kalabalığın içinden sıyrılır. Adımları, melodinin onu sürüklediği yolu takip ederek denizin kenarından kıyıya yönelir. Çalgıcıların ve dans edenlerin yüzleri denize dönükken, Selin tek başına kıyıya yürür. Deniz kıyısının bittiği ahşap rıhtımın üzerinde ilerlerken siyah paltolu adam belirir. Ona yaklaşır, sesi beklenenden daha yumuşak, daha dokunaklı “Selin” Diye seslenir.
Selin’in sesi kırılgan ama kararlı: “Dans etmek istiyorum. Hoşuna gitmediğini biliyorum. Ama bu gün benim günüm.” Ellerini ona doğru uzatır. Dans etmeye başlarlar. Bu anda denize dönük çalgıcılar ve dansçılar yavaşça kıyıya dönerler. Melodi hüzünlü ve büyülü devam eder. Diğer beyazlar giyinmiş çiftlerde dansa eşlik ederler.
Adamın ağır siyah paltosu ayaklarına kadar uzanıyor, her adımı geçmişin gölgesi gibi yankılanıyor. Ama dans devam ediyor. Kalabalık onlara yaklaşıyor, önce müzik, sonra el ele tutuşan figürler. Beyazlar içinde çalgıcılar ve dansçılar, denizin yankısıyla hareket ediyorlar.
Kadın, siyah puantiyeli beyaz elbisesi içinde, adamın yüzünü okşuyor. Bir an için dünya sadece onlar. Adam yaşlı, sakalları kar gibi kadın ise genç ve gözlerinde sonsuz bir ışık var. Dans sona eriyor, kadın adamın arkasına geçiyor, bir gülümseme, bir hüzün…
Deniz kıyısına vardıklarında, sahnedeki diğerleri birer birer sessizce çekiliyor. Ama müzik, sonsuzluğun içinde yankılanmaya devam ediyor.
Adamın yüzü gölgelenirken, kadının yüzü aydınlanıyor. Adam kadını sarıyor, derin bir nefes alıyor ve beraber denize doğru yürümeye başlıyorlar. “Yeni bir proje… “diye fısıldıyor adam. Ama kadın cevap vermeden onun elini sımsıkı tutuyor, sonra sahile doğru sürüklüyor.
Adam bir şey söylemeye çalışırken, kadın aniden duruyor. Kollarını yukarı kaldırıyor, başını elleri arasına alıyor. Bir anlık sessizlik içinde, yüzüne düşen ay ışığı gözlerindeki sırrı daha da belirgin kılıyor.
Adam hâlâ konuşuyor, ama kadın gülmeye başlıyor. Önce hafifçe, sonra kahkahalarla. Adam duraksıyor. “Yarın,” diyor usulca. “Yarın ne olacak, Selin?”
Kadının gülüşü kısa bir an için durur, ama gözleri hâlâ ışıldar.
“Sana bir gün sordum,” der adam. “Yarın ne kadar sürecek?”
Kadın hafifçe başını kaldırır, dudaklarından ağır ama net bir cevap dökülür: “Sonsuzluk ve bir gün.”
Adam şaşkınlık içinde bakakalırken, kadın uzaklaşmaya başlar. Adımları denizin şarkısına karışır. Adam, eli ona uzanmış, sanki zamanı durdurmak istermiş gibi seslenir:
“Selin… seni duyamadım. Ne dedin?”
Kadının uzaklaşırken sesi dalgalara çarparak yankılanır:
“Sonsuzluk ve bir gün!”
Adamın içinde bir şey kırılır. Elleri iki yana düşer, gözleri onun uzaklaşan siluetine takılır. Çağırmak ister, ama kelimeler boğazında düğümlenir. “Selin!” diye seslenir sonunda, ama yalnızca kendi yankısıyla karşılaşır.
Beyaz sakalları ay ışığında belirginleşirken, elini yavaşça kalbinin üzerine koyar.” Hayat tatlı gelecekte devam edecek. Kelimelerle seni geri getirebilir miyim? Her şey gerçek. Ve gerçeği bekliyorsun. Gerçek için. Yaşanmışlıklarımız için”
Kadın gitmiştir. Deniz, onun adımlarını yavaşça yutar. Ama rüzgâr hâlâ onun son sözlerini fısıldar: Sonsuzluk ve bir gün.
Ve adam, gökyüzüne baktığında, artık yıldızların arasına yazılmıştır: bir günün sonsuzluğu. Ve geriye, sadece onlar ve dalgaların kıyıya fısıldadığı sonsuz bir gün kalır.
Son söz: Selin, o anın içinde kaldı. Adam, hikâyeyi taşıdı.
31.05.2025
Şevket M. Oğuz

Share this content:

Yorum gönder