Cumartesi Sohbetleri 2025’ e bakarken
Cumartesi Sohbetleri
2025’ e bakarken
.
Yeni yıl için hiçbir karar almadım. Hayatımı planlamak, eleştirmek, denetlemek ve ona biçim vermek zaten her gün yaptığım bir şey. Anais Nin Her cumartesi sizlerle buluşmak, haftanın içinden süzülen bir cümleyi, bir sahneyi, bir duyguyu birlikte düşünmek benim için artık bir alışkanlık değil; bir süreklilik hissi. Her hafta yaşadıklarımdan, gördüklerimden, bazen de sadece içimde beliren küçük bir kıvılcımdan yola çıkarak bir yazı oluşturuyorum. Bu hafta ise biraz daha geriye, bir senenin içine bakmak istedim. Kısacık ömrümüzün daha da kısa bir parçası olan bir yıl… İnsan bazen ancak geriye dönüp baktığında ne kadar yol aldığını fark ediyor. 01.06.2024’ten beri her cumartesi bu sohbetleri yazıyorum. Bugün 81. yazıya gelmişim. Hiç ara vermeden, elimden geldiğince, her hafta bir sohbet daha ekledim bu yolculuğa. Bu istikrar, bu devamlılık—benim için gerçekten çok özel bir şey. Umarım siz de bu yazıdan sonra bir an durup kendi yılınıza bakarsınız. Belki bir kâğıda, belki laptopunuza… 2025’te neler yaptığınızı, neler öğrendiğinizi, nelerden vazgeçtiğinizi yazarsınız. Çünkü insan, yazdıkça kendine daha yakından bakıyor.Ben bu sene yaptıklarımı ya da yapamadıklarımı, yapmayı düşündüğüm hayallerimi yazmaya başlayayım. Önce yapmaya çalıştıklarımdan başlayayım.14 Nisan 2025’ten itibaren kendim için yaptığım küçük gözlemleri sizlerle paylaşmaya başladım. Haftanın bir günü, bir önceki haftanın içinden geçen düşüncelerimi, okuduklarımı, izlediklerimi, aklımda kalan sahneleri yazıya dökmeye niyet ettim. Çünkü hayat, paylaştıkça daha anlamlı hale geliyor.Elbette her hafta aynı düzeni korumak kolay olmadı. Bazen günler sarktı, bazen o hafta hiç yazı çıkmadı. Yine de durmadım; 36. haftaya kadar geldim. Bu bile kendi içinde bir devamlılık, bir iz bırakma çabası.Altı yıldır sizlere her sabah “Günaydın” demeyi gerçekten seviyorum. İlk zamanlar herkes gibi sadece bir fotoğraf paylaşıyordum. Sonra bunun sıradan bir rutine dönüştüğünü fark ettim. O an sistemi değiştirdim. Her sabah bana ilginç gelen, özellikle sanatsal bir eser ya da farklı bir konu bulup paylaşmaya başladım. Bu değişiklik çoğunuz tarafından sevildi. Elbette bu konulara ilgi duymayan birkaç arkadaş oldu ama genel olarak güzel bir karşılık aldım. Her sabah saat 8’de düzenli bir şekilde “Günaydın” demek benim için hâlâ çok özel bir duygu. Bazen saat kaydığı oluyor. O günlerde dostların “İyi misin?” diye araması ise bambaşka bir şey. Bir alışkanlığın, bir selamın, bir sabah cümlesinin bile bir bağ kurduğunu görmek… insanın içini gerçekten ısıtıyor.Bunlar yaptığım günlük ve haftalık rutinlerim. Sevgiyle, içtenlikle, özveriyle ve elimden geldiğince titizlikle yapmaya çalışıyorum. Bir de uzun soluklu yaptığım işler var mesela yazdığım -zaman bulabildikçe yazmaya çalıştığım- kitaplarım var. Tabii ki henüz biri hariç hiçbiri yayınlanmadı. Ama 2026’ da peş peşe sizleri yayınlayarak şaşırtacağım. Fizan isimli kitabımın yazımını neredeyse tamamladım. Ama üzerinde hâlâ çalışmam gereken yerler var. Özellikle editörüm, sevgili Figen, yaptığı titiz ve yaratıcı dokunuşlarla bana bambaşka ufuklar açtı. Metnin içindeki bazı detayları yeniden düşünmemi, bazı bölümlerin daha derinleşmesini sağladı. Bu yüzden çalışmalarım devam ediyor; acelem yok, çünkü bu kitabın kendi ritmi içinde olgunlaşmasını istiyorum. Yaklaşık dört yıldır üzerinde çalıştığım antik çağ felsefesi kitabım Bilgelik (Phronesis) Arayışını sonunda bitirdim. Elbette bu, yazımın tamamen bittiği anlamına gelmiyor; hâlâ üzerinde düşünmem, düzeltmem, bazı bölümleri yeniden tartmam gereken yerler var. Ama ana omurgası artık ayakta. Bu kitabı kaç kişinin okuyacağını gerçekten bilmiyorum. Belki bir elin parmaklarını geçmez. Ama olsun. Ben yazayım; belki meraklısı çıkar. Belki bir kişi bile okusa, o bile yeter. Çünkü bu kitap benim için bir sonuçtan çok, uzun bir yolculuğun izi. 2026 yılında merak edenlerin okumasına sunacağım. O zamana kadar da kendi ritminde olgunlaşmasına izin vereceğim. Kitabın toparlanmasında katkısı olan Alden’ e de buradan sevgilerimi sunuyorum. Bu arada sizleri de unutmadım. Sizler başlı başına birden çok kitapsınız. Hepinizi anlattığım, -aslında adını hepinizin bildiği- ama gerektiğinde değişebilen bir kasabada geçen kitabımı da bitirdim. O kasabanın hâllerini, sokaklarını, insanlarını, sizlerin içimde bıraktığı izlerle birlikte yazdım. Sevgili editörüm —eşim— uygun bir zaman bulduğunda bakacak. O da tamamlandığında raflardaki yerini alacak. Yazdığım Cumartesi Sohbetlerinden, benim tahminime göre iki kitap rahatlıkla çıkar. Çünkü her hafta biriken bu metinler, aslında kendi içinde bir yolculuğun izleri. Üstelik yazılarımın kitap olarak çıkmasını bekleyen kıymetli dostlarım da var. Onları fazla bekletmek istemiyorum. Bu yüzden bu yıl, ilk kitabım olacak Muâşaka ‘yı yayımlamayı planlıyorum. Bu metinlerin bir kitap hâline gelmesi fikri beni hem heyecanlandırıyor hem de sorumluluk hissettiriyor. Ama güzel bir sorumluluk bu.Hayatı hem öğrenci hem de öğretmen olarak yaşamayı seviyorum. Sekiz yıldır devam eden okuma kulübümüzde, sevgili Ayfer’in deyimiyle “Cuma okumalarımıza” hâlâ aynı heyecanla devam ediyoruz. Her hafta kendimizi biraz daha aşarak bu serüveni sürdürüyoruz. Sarıldığımda dünyayı kucakladığımı hissettiren insanlarla bir arada olmak gerçekten olağanüstü bir duygu. Her hafta bunu yeniden yaşamak, insanın içini tazeleyen bir şey.Yılın bu son günlerinde, sekiz yılda neler öğrendiğimi düşündüm. Saymakla bitmez… Her sene grubumuza yeni arkadaşlar katılıyor. 2025’ de yeni çok katılım oldu. Elli kişilik bir grup olduk. Yeni katılan arkadaşlarımın yaşam kültürlerini, deneyimlerini, bakış açılarını duymak benim için bulunmaz bir servet. Henüz tanımadığım çok insan var; 2026’da yenilerinin de hayatıma gireceğini biliyorum ve bunu içten bir heyecanla bekliyorum.Bu yıl, sevgili kültür-sanat danışmanımız Figen sayesinde sanatsal faaliyetlerimiz de hız kazandı. Haftada en az bir kez, sergilere, klasik müzik dinletilerine, hatta operaya grup olarak gidiyoruz. Birlikte düşünmek, birlikte okumak, birlikte sanatın içinde dolaşmak… Bütün bunlar hayatı daha geniş, daha derin ve daha renkli kılıyor.Gönüllülük projelerine katılmak bana gerçekten mutluluk katıyor. Hem hemşehri derneğim olan Kastamonulular Derneği’nde hem de siyasi partimin ilçe örgütünde çalışmak beni besleyen şeylerden biri. Bu çalışmalar sayesinde imece usulüyle pek çok insana dokunabiliyoruz; küçük bir çabanın bile nasıl büyüdüğünü görmek insana umut veriyor.Bu yıl da geçen yıl olduğu gibi, ilçe örgütüm beni eğitim komisyonu başkanı seçti. Hepsine buradan içten bir teşekkür borçluyum. “Toplum öğrenirse farkındalık yükselir” ilkesinden yola çıkarak yaşam boyu eğitimi merkezimize aldık. Geçen yıl başlattığımız, ileri yaşa gelmesine rağmen okuma yazma öğrenememiş kadın arkadaşlarımıza verdiğimiz eğitimlere bu yıl da devam edeceğiz.Sırada evden çıkamayan engelli bireylere okuma yazma öğretme çalışmamız var. Bu projeyi hayata geçirmek, benim için sadece bir görev değil; insanın insana değdiği en sade, en anlamlı yerlerden biri. Bu sene yazdığım yazılarımın değiştiğini fark etmişsinizdir. Nisan- Aralık ayları arasında her pazartesi akşamı Kareli öyküler yazı atölyesinde Tolga Gümüşay hocamın liderliğinde sevgili Aslı Eti, Sema Karlıova ve Zahide Göktürk ile benim için çok değerli çalışmalar yaptık. Bu çalışmalar sonucunda hep birlikte ilerledik. Yeni kazanımlar elde ettik. Başta Tolga hocam olmak üzere arkadaşlarıma çok teşekkürler ediyorum.Katıldığım imza günlerimde ve kitap sohbetlerimde bana eşlik eden okurlarıma ve sevenlerime de teşekkürler. İyi ki varsınız. Böylece son bir senemin -senelerimin- değerlendirmesini siz sevgili dostlarımla yapmış oldum.Sıra geldi 2026’ da yapmaya çalışacaklarıma: Ülkemiz görülecek yerler ve antik mirası ile dünyanın en güzel ülkesi. Geçen sene dostlarımız ile memleketim olan Kastamonu’ ya yaptığımız seyahat çok güzeldi. Güzel Türkiye’mizde görmediğim çok yer, tanımadığım antik kültürler tadına bakmadığım yemekler var; 2026 yeni deneyimler getirsin istiyorum. Değişik insanlar ile tanışmak onların kültürlerini öğrenmek en büyük hedeflerim arasında bunu ilerletmek istiyorum. Bunun için sosyal medyadan yararlanarak daha geniş kitlelere ulaşmak, bir blog hazırlamak ve YouTube yayınımı başlatmak hedeflerim arasında. Son söz: Cumartesi sohbetlerinde buluştuğum kocaman ailem, dilerim hayal ettiğiniz her güzellik gerçeğiniz olarak dönsün size… 2026, hep birlikte mutlu şeyler konuşacağımız sağlıklı güzel bir yıl olsun. 27.12.2025
Şevket M. Oğuz
Share this content:











Yorum gönder