SARI ÖKÜZ İLE AYLAK ÖKÜZ

SARI ÖKÜZ İLE AYLAK ÖKÜZ

Fî tarihinde bir sarı öküz

Gâhi gece gâhi gündüz

Koşulurken sabana;

Günlerden bir gün,

Sarı öküzü görmüş bizim aylak öküz.

Tarla ortasında çökmüşler,

Öküz öküz dertleşirlerken,

Sormuş sarı öküze aylak aylak

Hâlin vaktin nicedir

Cevap vermiş sarı öküz

Gücüne gitmesin Hüda’nın

Amma velâkin Yarı açız yarı tokuz!

Şu tarla varsa varız,

Yoksa yokuz!

On dirhemden dokuzu

Nah! şu insanındır

Kalan bir ile hamd olsun;

Suyum şu çeşmenin yalağından

Yaladığım tuz aşağıdan

Otlanmaya çıkarım şu düze

Gece gündüz sürer dururum

Çıkabilmek için güze

Bizim ki birden doğrulmuş

Gür sesi ile birden atılmış,

Hele bak sen şu öküze!

Ulan öküz gardaş!

Dokuz dirhemle doymayan şu iki ayağın yanında,

Nasıl doyar şu iki çift ayak?

Öküz bu ya,

Öküzlüğünü yapmış

Sarısı, siyahı, beyazı, feraset hak getire

Öküz her dem öküzdür,

Tüküreyim cinsine! diye söylenirken sarı öküz;

Bak demiş öküz gardaş!

Bir dirhem birdir

İki olursa değişir rengi

Ne sonu gelir iştihanın

Ne de kendime bulurum dengi

Ben bir dirhem ile bu tarlada

Öküz öküz dolanırım

Dokuz dirhem neyimedir

Sahabımdan arlanırım!

Haaa! demiş bizim aylak;

Sen tezeğini miski amber,

Sahabınıysa peygamber

Sandıkça saban vuran çok olur

Bitmez şu tarlada kamber!

.

İştiha: İştah, fazla istek,arzu

Kamber: Köle

.

Fırat CELEP

Share this content:

Yorum gönder