Dil bilgisinden gönül teline…
Dil bilgisinden gönül teline…
Züleyha âşık oldu fakat adı gizli sevda. Neden aşklar hep yasaklarda?
Âşık garip, âşık oldu prenses Sahsenem’e, gurbete başlık parası derdine düştü gurbet illere. Velhasıl kelam; ne Mecnun kavuştu Leyla’ya, ne Kerem dağı aşıp vardı Aslı’ya ve Kerem, Şirin’e olamadı yar. Hepsinin en güzel hikâyesine Aşık Veysel Şatıroğlu’nun biçare aşkı eklendi.
Biz onlardan öğrenmedik mi aşkı?
Âşık gariptir; vuslat harici hep kavuşulamayan, hep yasak olan, terk edilendir…
Öğrencilikte sıklıkla “Hocam, bu bilgi ne işimize yarayacak?” diye sorduk, hâlâ da sorulur. Büyüdükçe, yaşadıkça, üzüldükçe öğrendik!
Cümlenin öğelerini bilmez ve öğelerine ayıramazsan, imla kurallarını bilmez isen bu dizeleri yazanın yazdırana hâlâ nasıl âşık olduğunu ve bu âşkın yangınını anlayamazsın.
Ve imlasız, devrik cümleler içerisinde ne aşka ne de manaya kavuşabilir insan.
Belki profesör olamayacaksın da kardeşim, hiç mi âşık olmayacaksın?
Hiç mi özlemeyeceksin?
.
Kahvaltı Hikayeleri
Share this content:






Yorum gönder