Bir Delinin 5 Ortalı Kareli Harita Metod Defteri – Bölüm VIII
Bir Delinin 5 Ortalı Kareli Harita Metod Defteri – Bölüm VIII
Non fui – fui – non sum – non curo
Doğmayı ben seçmedim.
Bu yüzden giriş kısmından sorumlu tutulamam.
Bana bir isim verdiler.
Sonra o isme uygun bir karakter yazmaya çalıştılar.
Ben senaryoyu okumadan sete çıkmış oyuncuydum.
Bir süre rol yaptım.
Sonra sıkıldım.
İnsanlar buna “delirmek” dedi.
Ben ise ilk kez doğaçlama yapmaya başladığımı düşündüm.
Non fui (Yoktum.)
Yokken kimse beni özlemiyordu.
Demek ki yokluk, insanlar sandığı kadar dramatik bir şey değil.
Evren benden önce de dönüyordu.
Muhtemelen benden sonra da dönmeye devam edecek.
Oldukça terbiyesiz bir gezegen.
Kimseyi beklemiyor.
Fui (Vardım.)
Hayat bana büyük anlamlar vermedi.
Faturalar verdi.
Kırık kalpler verdi.
Birkaç dost verdi.
Birkaç düşman…
Onları da ben sipariş etmemiştim.
Birileri “kendini bul” dedi.
Aradım.
Meğer bende değilmiş.
Bir gün bir kedide buldum.
Sonra o da umursamadı.
İnsan ilginç canlı.
Önce zamanını para için satıyor.
Sonra parasını biraz zaman satın almak için harcıyor.
Sonra da saatin neden bu kadar hızlı geçtiğine şaşırıyor.
Akıllı olduklarını söylüyorlar.
Telefonlarını günde iki kere şarj ediyorlar.
Ruhlarını ise yıllardır yüzde üçte kullanıyorlar.
Bana deli diyorlar.
Olabilir.
En azından aynı duvara her gün çarpıp buna “kariyer” demiyorum.
Duvarın terfi aldığı hiç görülmedi.
Non sum (Artık yokum)
Bir gün biri odamı toplayacak.
Umarım düşüncelerime dokunmaz.
Çekmeceden saçma sapan notlar çıkacak.
Belki bu sayfa da.
Muhtemelen “ne anlatmış bu?” diyecekler.
Haklılar.
Ben de tam emin değilim.
Belki de insanın en dürüst cümlesi “bilmiyorum”dur.
Ölmekten korkmuyorum.
Çünkü doğmadan önce prova yaptım.
Milyarlarca yıl sürdü.
Gayet başarılıydım.
Non curo (Umrumda değil.)
Yanlış anlaşılmasın.
Hayatı umursamıyorum demiyorum.
Tam tersine.
Hayatı o kadar ciddiye alıyorum ki…
Onu ciddiye alan insanları ciddiye alamıyorum.
Bütün bu koşuşturmanın sonunda aynı sessizliğe varacağız.
Kimimiz takım elbiseyle.
Kimimiz pijamayla.
Toprağın kıyafet zevki yok.
Eğer bu satırları okuyorsan…
Ya hâlâ yaşıyorumdur…
Ya da sonunda haklı çıkmışımdır.
İki ihtimalde de…
Gülümse.
Hayata teşekkür borcum yok.
Kızgın da değilim.
Minnettar da.
Sadece buradayım.
Bir süreliğine.
Sonra gideceğim.
Bunu kabullenmek insanı karanlık yapmıyor.
Aksine hafifletiyor.
Çünkü kaybedeceği sonsuzluk olduğunu sanan insan korkar.
Hiçbir şeye sahip olmadığını bilen insan ise özgürdür.
Ben artık ölümsüz olmaya çalışmıyorum.
Sadece yaşarken gerçekten yaşamaya çalışıyorum.
Gerisi…
Dünyanın kendi kendine anlattığı masallar.
Non curo.
-ÖzkanDiyeBirisi
Share this content:






Yorum gönder