Örgü Kanunu

Örgü Kanunu

Her şey çok gürültülüydü ama kimse duymadı. Çünkü yılan bize dokunmayınca, besledik, büyüttük, yaşattık. Biz, bir toplumun ferdi olduğumuzu, o toplumu bizim gibi binlerce bireyden olduğunu, yılanın dokunup toplumun diğer fertleri ile birlikte zarar görebileceğimizi umursamadan yaşadık. Kandil aydınlatırken, bir Mimar Sinan değilsen, ise boğar çevresini. Değerli madenleri biriktirirken çocuklarımızı değersiz kıldık. Çok önemli kişiyi, vazgeçilmezi oynarken değerlerimizi kaybettik. Bir şarkıcı saygısızca havlarken hoş gördük. Silahlar ekranda dans ederken alkış tuttuk. Emekçileri öteleyip emeksiz işleri yaşamları yücelttik. Sosyalleşme diye diye binbir çeşit maske takıp oyunlar oynadık. İşi ehline değil de cehline verdik. Özgür dünyanın, oz guvenli, ahlaksız ve edepsizleri olduk. Okumadan bilir düşünmeden konuşur olduk.

“Suçu toplum hazırlar, suçlu işler.”

Kırmızı Pazartesi / Gabriel García Márquez

Bir suç ortaya çıktığında evvela o suçun hangi sessizliklerle ve hangi süreçlerle ilmek ilmek örüldüğüne bakmak gerekir. Kolektif bir körlüğün hikayesi olan Kırmızı Pazartesi bugün bile toplumun aynası olmaya devam ediyor.

Sizce bir suçun faili sadece onu işleyen midir, yoksa seyirci kalan herkes mi?

Velhasıl kelam ziyan olmak bir yana yarınlarımızı da evlatlarımızı da ziyan ettik.

Edep yahu

Akıl yahu

Kahvaltı Hikayeleri

Share this content:

Yorum gönder