Sessizlik…
Sessizlik…
Zulüm gören kişi için en ağır darbe, zalimin yaptığı kötülükten çok, çevresindekilerin buna göz yummasıdır.
Sessizlik neticesinde zalim, yaptığı eylemin toplumda bir karşılığının veya cezasının olmadığını düşünür. Bu sessiz onay, zalimi daha da cesaretlendirir ve zulmün dozunu artırmasına neden olur.
Eğer biz bir haksızlığa karşı çıkmıyorsak, o haksızlığın bir parçası hâline geliriz. Bu noktada sessizlik, tarafsızlık değil; güçlünün yanında saf tutmaktır.
“Sonunda hatırlayacağımız şey, düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
(Martin Luther King Jr.)
Zalimin yaptığı zulüm tekildir ve bir noktada bitebilir. Ancak toplumun buna sessiz kalması, zulmü sistemik hâle getirir. Bir kişinin kötülüğü bir yaradır; ama toplumun sessizliği, o yaranın kangren olmasıdır.
Kısaca; sessiz kalmak, zalime silahını doldurması için zaman tanımaktır.
Neticede;
Mazlumun ahı ne yerde kalır ne de ahirete…
Kahvaltı Hikayeleri
Share this content:






Yorum gönder