Masadaki damlalar
Masadaki damlalar

Masadaki damlalar

Sessiz bir akşam üzere olsun, inceden dalgalar vursun kumsala…

Ve birkaç damla düşsün saçlarıma, elimde bir kadeh dilimde eskilerden bir musiki olsun.

Ud girsin, keman bir ara yakalar tanburu, ney ile kanun da geldi mi değme keyfime.

Olsun be , masada bir ben bir de hasretin ile iki duble olsun.

İlki bana ikincisi yokluğuna üçüncüsü son yolculuğuma.

Bir masal perisi gelir anlatır sana tılsımını kaybeden kahvaltı hikayelerini…

®©Kahvaltı Hikayeleri ®©

2 yorum

    1. Yaşama aittir her şey ve her şeyimiz. Umudumuz da, hüznümüz de, sevincimiz de yaşama aittir. Tıpkı yolculuklarımız gibi, incecik kurşun kalemleri çok sevsem de, siyah zemin üzerine kirli beyaz harflerle bezenmiş klavyenin tuşların da dans eden parmaklarıma kalbimden ve zihnimden yansıyanlar herhangi bir süzgeçten geçmeden olduğu haliyle damlıyor ve siz onları dijital bir ekrandan okuyorsunuz. tüm deneysel yapaylıklara inat bir hayat yolculuğunu paylaşıyoruz sizlerle. Ne kaskosu ne garantisi var. Son yolculuk olmasın da; yeniden doğuş olsun…
      Sevgili atanamayan deli tüm eleştirileriniz ve önerileriniz bizim için değerlidir.
      Sevgiyle kalın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir