Son Yazılar

Boşluk Dolduran Ebeveynler

Boşluk Dolduran Ebeveynler

.

“Bilmiyorum diyebilmek zekânın terbiyesidir

Yanılmışım diyebilmek egonun terbiyesidir

Özür dilerim diyebilmek karakterin terbiyesidir

Nasıl düzeltebilirim? diyebilmek ise insanlığın terbiyesidir”

Coğrafya kaderdir cümlesi bu aralar sık kurulan ve sık duyulan bir cümle oldu. Aslında bu coğrafyanın kronik hastalığı tansiyon, diyabet, değil;, “Ben her şeyi bilirim ve  en doğrusunu ben yaparım  sendromudur. Bu sendrom toplumun her kesiminde görülüyor. Yaş, cinsiyet, eğitim, meslek ayırt etmiyor. Akademisyende de var, esnafta da. Yönetici koltuğunda da görülüyor aile WhatsApp  grubunda da. En belirgin semptomu ise șu: insan apaçık hata yapıyor ama özür dilemek yerine olay yeri inceleme ekibi gibi etrafta suçlu arıyor. “Yanlış yaptım” demek o kadar zor geliyor ki! insan büyür, mazeretler de büyür. Çocukken vazoyu kedi kırar; yetişkinlikte ilişkiyi ‘şartlar” bozar, işi “ekip” batırır, arkadaşlığı “yanlış anlaşılmalar” bitirir, karakter bozukluğunun suçlusu da genellikle çocukluk travmaları olur.

Geçmiş elbette insanı etkiler. Travmalar, yetiştirilme biçimi, bağlanma örüntüleri, kişilik yapısı davranışlarımız üzerinde ciddi etkiye sahiptir. Ama açıklama başka şeydir, mazeret başka. Çocukluğun neden öfkelendiğini açıklayabilir. Ama 50 yasında herkese bağırma ruhsatı vermez Yaşadığın kötülükler sana neden sertleştiğini anlatabilir. Ama başkasına kötülük yapma imtiyaz sağlamaz. Bir insanın olgunluğu, hiç hata yapmamasıyla ölçülmez zaten. Böyle bir insan yok. Mesele hata yaptıktan sonra ne yaptığıdır. Çünkü hata karakter kusuru değildir; hatada ısrar karakter meselesidir. Özür dilemek de sanıldığı gibi küçülmek değildir. Tam tersine, insanın egosunun karşısına geçip: Evet kardeșim, burada saçmaladın, diyebilmesidir. Hele arkasından bir de “ama” geliyorsa dikkat edin.

Özür dilerim ama sen de…” O özür değil. O ambalajlanmış savunmadır. “Üzdüysem özür dilerim.” Bu da enteresan bir tür. “Üzdüysem”. Karşıdaki zaten “Üzüldüm” demiș. Adam hâlâ klinik çalışma istiyor. Randomize kontrollü deney yapılacak, iki grup oluşturulacak; birine hakaret edilecek, diğerine edilmeyecek; sonra gerçekten Üzülme olmuş mu ölçülecek. Jung’un gölge dediği mesele de bir yönüyle budur: İnsan kendisinde görmek istemediği tarafları inkâr ettikçe, onları başkalarında görmeye başlar. Kendi kibrini fark etmeyen herkes çevresindeki kibirlilerden yakınır. Kendi bencilliğine bakmayan sürekli başkalarının bencilliğini anlatır. Kendi hatasına kör olan, dünyanın kusurlarına teleskopla bakar.

               Öz güvenli çocuk yetiştireceğim diyerek saygısız, kültürsüz, cahil çocuklasr yetiştiren ebeveynlere hitaben…

Kahvaltı Hikayeleri

Share this content:

Yorum gönder