Tırışkadan Ateşkes
Tırışkadan Ateşkes
Mazlum ülke ile zalim ülkenin arasında sözde ateşkes olur olmaz “Aha Buraya Yazıyorum” başlıklı bir köşe yazısı yazmıştım. Yazımda bu ateşkesin kalıcı bir barış olmadığını, geçici bir duraklama dönemi olduğunu belirtmiştim. Zalim ülkenin ilk fırsatta ateşkesi bozarak katliama soykırıma devam edeceğini savunmuştum.
Ne yazık ki haklı çıktım. Ateşkesin gerçek bir çözüm olmadığını, uluslararası kamuoyunun gelişmeleri yanlış adlandırdığını, yaşanan insani trajedinin devam edeceğini savunmamdan dolayı keşke haksız çıksaydım.
Tırışkadan bu ateşkes sadece kâğıt üzerinde kaldı, işe yaramadı beklentileri karşılamadı. Dünyanın gözü önünde liderlerin bir araya gelerek ateşkese destek vermeleri yalan oldu. Ateşkes masalı tüm dünyada merhametli yüreklere hayal kırıklığı yaşattı.
Aslında ateşkes yapıldığı günün hemen sonrasında katliamlar hiç durmadı, birçoğu gündeme gelmese de zalim ülke çeşitli bahanelerle saldırılarına devam etti. Çadır kentleri bombaladı, sivil yerleşim alanlarını hedef aldı, barınma alanlarını yok etti, yerlerinden edilen sivilleri doğrudan vurdu, gıda ve sağlık malzemelerine erişimi engelledi.
Dünya liderlerine gelince ateşkes sonrası yaşanan katliamları bazıları kınadı bazıları ise hiç oralı bile olmadı, hiçbiri atıp tuttuğu verdiği sözlerin arkasında durmadı. İş böyle olunca insanın aklına kurulan tezgâhın görünenden daha büyük olduğu geliyor. Zalim ülkenin ateşkese bağlı kalacağına çocuklar bile inanmazken, dönen dolapların, gizli planların, sinsi entrikaların yolu dünya haritasında değişikliğe çıkıyor.
Anlaşılan o ki kurgusu katliam ve soykırım olan fakat ateşkes ve barış dayatan bir hikâye yazılmak isteniyor. Hikâyeyi yazmaya çalışanlar; şeytan adası ziyaretleri, güveni kötüye kullanma, yolsuzluk ve savaş suçu ile anılıyor. Yazmaya çalıştıkları hikâye ise baştan sona algı içeriyor.
Bu kolektif eserde, alt metinleri çok dikkatli okumamız gerekiyor.
Ümit Tükenmez
Temmuz 2026
Share this content:






Yorum gönder