ON SEKİZ KASIM
ON SEKİZ KASIM
Bu vurgunda ağaçtan düştüm ben
Ellerin benim yuvam oldu
Yollar tükenmiş zamanda
Yol çekiniyor bize bitmekten
.
Kirpiklerine dizdim sen dolu anları
Yavaş yavaş aç kapa gözlerini
Bizi çabuk tüketme gözlerinde
Son günü ağır ağır işleyelim içimize
.
Yağmura yol olmuşuz
Kısa yolun uzun yıllarıyız
Anlamazlar bizdeki günleri
Takvim sayılıdır son gününe kadar
.
Seninle var olmamak, ölmektir
Sağıma yeşil huzur dizdim
Soluma mavi umut çizdim
Sonuna gelince taş kestim
.
Söyle son günün habercisi olur mu?
Hangi kaldırım taşır bu yükü
Son kez sarılmaya derman dayanmaz
Ayaklarına sor nasıl gidecek
.
Bu vurgunda en çok kim parçalandı
Sen yolcu mu oldun kalbin denizine?
Ben hancı mı oldum gönül limanına?
Söyle son günün karanlığı ayrılık değil miydi?
Share this content:








Yorum gönder