Plüton’dan Dünya’ya – Küçük Bir Düzeltme
Plüton’dan Dünya’ya – Küçük Bir Düzeltme
Tarihi yazdığını söylemişsin.
Eline sağlık.
Yazın güzel. Punto biraz büyük ama okunuyor.
Ben genelde dipnotları severim.
Kimse okumaz,
ama asıl mesele hep orada olur.
Kadim olduğunu tekrar hatırlattın.
Unutmuyorum merak etme,
her konuşmada söylüyorsun zaten.
Bazıları yaşını büyüttükçe bilgeleştiğini sanır,
bazıları sadece yaşlanır.
Güneşten güç aldığını söylemen hoşuma gidiyor.
Samimi en azından.
Çoğu kişi bağımlılığına “sistem” diyor,
sen doğrudan merkez diyorsun.
Saygı duydum.
Beni küçük bulmana da kırılmadım.
Uzaktan bakınca ben nokta gibiyim.
Yakından bakınca da çok farklı sayılmam.
Ama şu var —
bazı noktalar haritayı değiştirir.
“Düzenime uymadın” dedin.
Doğru.
Ben zaten düzenli şeylere alerjikim.
Bir ara beni gezegenlikten çıkardınız,
ben de sizi ciddiye almayı bıraktım.
Soğuk olduğumu söylüyorsun.
Evet.
Soğuk iyidir.
Bozulmayı yavaşlatır.
Sen sıcaksın.
Sende hayat var, hareket var, gürültü var.
Bende sessizlik var.
O yüzden söylediklerin bana daha net geliyor.
Tarihi yazdığını söyledin ya…
Ben hâlâ oraya takıldım.
Çünkü genelde
tarihi yazdığını söyleyenler,
sonradan tarih oluyor.
Ben küçük olabilirim Dünya,
ama yok sayılınca kaybolanlardan değilim.
Beni gezegenlikten çıkardınız,
ama hâlâ adımı kullanıyorsunuz.
Bu biraz komik.
Ve biraz da tehlikeli.
Çünkü kenarda duran şeyler
iki sebeple unutulmaz:
Ya çok gereksizdir,
ya da bir gün çok lazım olur.
Hangisi olduğuma
henüz karar vermediniz.
Ben bekliyorum.
Acele etmiyorum.
Soğuk sabırlıdır.
Ama unutma Dünya —
Ben dönmem.
Kaymam.
Sürüklenmem.
Ben gerektiğinde
yörüngeleri bozarım.
#PlütonBurada
#DipnotAmaKalın
Share this content:






Yorum gönder